Amfizem

Amfizem nedir? Belirtileri, BT ve DLCO Değerlendirmesi, Büller, Büllektomi, Akciğer Hacim Küçültme ve Endobronşiyal Valf Tedavileri.

Amfizem Nedir? Belirtileri, Tanısı ve Tedavisi

Amfizem, akciğerlerin en küçük hava kesecikleri olan alveollerin duvarlarında hasar oluşması ve akciğer dokusunun normal elastik yapısının kaybolmasıyla karakterize kronik bir akciğer hastalığıdır. Alveol duvarları hasar gördükçe küçük hava kesecikleri birleşerek daha büyük ve gaz alışverişi açısından daha az verimli boşluklara dönüşebilir. Akciğer dokusunun elastik geri çekilme gücü de azalır.
Bunun sonucunda:
  • Nefes vermek zorlaşabilir
  • Hava akciğerlerde sıkışabilir
  • Akciğerler aşırı şişebilir
  • Diyafram düzleşebilir
  • Solunum kasları daha verimsiz çalışabilir
  • Gaz alışveriş yüzeyi azalabilir
  • Egzersiz kapasitesi düşebilir
Amfizem sıklıkla KOAH ile birlikte görülür ancak amfizem ile KOAH aynı kavram değildir. KOAH, kalıcı hava akımı kısıtlanmasıyla seyreden klinik bir hastalık çerçevesidir. Amfizem ise akciğer dokusundaki anatomik ve yapısal hasarı ifade eder. Bazı kişilerde bilgisayarlı tomografide belirgin amfizem bulunurken spirometride henüz ileri hava akımı kısıtlanması görülmeyebilir. Bazı KOAH hastalarında ise küçük hava yolu hastalığı ve kronik bronşit ön plandadır ve amfizem daha sınırlı olabilir. Bu ayrım özellikle akciğer hacim küçültme ameliyatı veya bronkoskopik hacim küçültme gibi ileri tedavilerin değerlendirilmesinde önemlidir.

Amfizem Nedir?

Sağlıklı akciğerlerde milyonlarca alveol bulunur.

Alveollerin ince duvarları:
  • Oksijenin kana geçmesini
  • Karbondioksitin kandan uzaklaştırılmasını
  • Akciğerin nefes alırken genişlemesini
  • Nefes verirken elastik biçimde küçülmesini
sağlayan yapının önemli bir parçasıdır. Amfizemde alveol duvarları ve onları destekleyen elastik doku hasar görür.

Bu değişiklikler sonucunda:
  • Hava boşlukları genişleyebilir
  • Akciğer dokusunun elastik geri çekilme gücü azalabilir
  • Küçük hava yolları nefes verirken daha erken kapanabilir
  • Hava akciğerde hapsolabilir
  • Akciğer hacmi artabilir
  • Solunum kaslarının mekanik verimi düşebilir
Amfizemin miktarı ve akciğer içerisindeki dağılımı kişiler arasında önemli ölçüde değişir. Bu farklılıklar belirtilerin şiddetini ve uygulanabilecek tedavileri etkileyebilir.

Amfizem ile KOAH Aynı Hastalık mıdır?

Hayır. KOAH, kalıcı hava akımı kısıtlanmasını ifade eden daha geniş bir klinik hastalıktır. Amfizem ise akciğer dokusundaki yapısal hasarı tanımlar.

Bir KOAH hastasında:
  • Amfizem
  • Küçük hava yolu hastalığı
  • Kronik bronşit
farklı oranlarda birlikte bulunabilir.

Bazı kişilerde amfizem ağırlıklı KOAH görülürken başka kişilerde hava yollarındaki daralma veya balgam problemi daha ön planda olabilir. Bu nedenle tomografide amfizem görülmesi ile KOAH tanısı aynı anlama gelmez. KOAH tanısının doğrulanmasında spirometri gerekir.

Amfizem Neden Olur?

Amfizem uzun süreli zararlı maruziyetlerin akciğer dokusunda oluşturduğu hasar ile kişinin genetik ve biyolojik duyarlılığı arasındaki etkileşim sonucunda gelişebilir.

Başlıca risk faktörleri arasında:
  • Sigara kullanımı
  • Diğer tütün ürünleri
  • Pasif sigara maruziyeti
  • Mesleki tozlar
  • Kimyasal buharlar
  • Biyokütle dumanı
  • Hava kirliliği
  • Bazı uzun süreli solunumsal maruziyetler
  • Alfa-1 antitripsin eksikliği
  • Bazı kişilerde yetersiz akciğer gelişimi
bulunabilir.

Sigara amfizem açısından en önemli risk faktörlerinden biridir ancak hastalık yalnızca sigara kullanan kişilerde görülmez.

Sigara İçmeyenlerde Amfizem Olur mu?

Evet. Hiç sigara kullanmamış kişilerde de amfizem gelişebilir.

Olası nedenler arasında:
  • Alfa-1 antitripsin eksikliği
  • Biyokütle dumanı
  • Mesleki maruziyet
  • Hava kirliliği
  • Daha önce gelişmiş akciğer hasarı
  • Akciğer gelişimindeki farklılıklar
  • Daha seyrek görülen başka nedenler
yer alabilir.

Özellikle genç yaşta gelişen veya sigara öyküsüne göre beklenenden daha ağır amfizemde altta yatan nedenlerin ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.

Alfa-1 Antitripsin Eksikliği Nedir?

Alfa-1 antitripsin, akciğer dokusunun inflamasyon sırasında ortaya çıkan bazı enzimlerin yıkıcı etkilerine karşı korunmasına yardımcı olan bir proteindir. Kalıtsal alfa-1 antitripsin eksikliği akciğerleri amfizeme daha yatkın hâle getirebilir. Şu durumlarda bu eksiklik daha fazla düşünülür:
  • Görece genç yaşta amfizem
  • Sigara öyküsüyle açıklanamayacak kadar ileri akciğer hasarı
  • Ailede erken yaşta KOAH veya amfizem
  • Akciğerlerin alt bölümlerinde daha belirgin amfizem
  • Açıklanamayan karaciğer hastalığı
Alfa-1 antitripsin eksikliği bulunan herkes aynı düzeyde akciğer hastalığı geliştirmez. Sigara kullanımı akciğer hasarının ilerlemesini önemli ölçüde hızlandırabilir.

Amfizem Türleri Nelerdir?

Amfizem akciğer lobülünün hangi bölümünün etkilendiğine ve hasarın dağılımına göre farklı tiplerde görülebilir.

Sentrilobüler Amfizem

Sentrilobüler veya sentriasiner amfizem özellikle sigara kullanımıyla ilişkilidir. Akciğer lobülünün merkezine yakın bölgelerde başlar. Çoğunlukla akciğerlerin üst bölümlerinde daha belirgin olabilir. Hasarın dağılımı düzensiz olabilir.

Panlobüler Amfizem

Panlobüler veya panasiner amfizemde akciğer lobülünün daha geniş bölümü etkilenir. Özellikle alfa-1 antitripsin eksikliğiyle ilişkili olabilir ve akciğerlerin alt bölgelerinde daha belirgin görülebilir.

Paraseptal Amfizem

Paraseptal amfizem akciğerlerin dış kenarlarına ve plevraya yakın bölgelerde gelişir. Bül oluşumuyla ve bazı kişilerde spontan pnömotoraksla ilişkili olabilir.

Düzensiz Amfizem

Daha önce oluşmuş akciğer hasarı veya fibrotik alanların çevresinde düzensiz amfizem görülebilir. Aynı kişide birden fazla amfizem tipi birlikte bulunabilir.

Amfizem Belirtileri Nelerdir?

Amfizemde en sık ön plana çıkan yakınmalardan biri ilerleyici nefes darlığıdır.

Olası belirtiler:
  • Efor sırasında nefes darlığı
  • Yürüme kapasitesinde azalma
  • Merdiven çıkarken zorlanma
  • Yaşıtlarından daha yavaş yürüme
  • Egzersizde erken yorulma
  • Nefesi tam verememe hissi
  • Uzun nefes verme
  • Göğüste aşırı şişkinlik hissi
  • Egzersiz kapasitesinde azalma
  • İleri hastalıkta kilo kaybı
  • Solunum yardımcı kaslarının daha belirgin kullanılması
şeklinde olabilir.

Kronik bronşit veya başka hava yolu hastalıkları eşlik ediyorsa öksürük ve balgam da görülebilir. Amfizemin ön planda olduğu bazı hastalarda ise balgam daha az belirgindir.

Amfizem Neden Nefes Darlığı Yapar?

Sağlıklı akciğer dokusu nefes alındıktan sonra elastik yapısı sayesinde tekrar küçülmeye çalışır. Bu geri çekilme kuvveti havanın dışarı atılmasına yardımcı olur. Amfizemde bu elastik destek azalır. Nefes verirken küçük hava yolları daha erken daralabilir veya kapanabilir. Bunun sonucunda hava akciğerlerin içinde sıkışır.

Hava hapsi arttıkça:
  • Akciğer hacmi artar
  • Diyafram düzleşir
  • Solunum kasları daha dezavantajlı konumda çalışır
  • Her nefes için daha fazla enerji gerekir
  • Egzersiz yapmak giderek zorlaşabilir
Bu nedenle amfizemde sorun yalnızca nefes almak değil, alınan havayı yeterince dışarı verebilmek de olabilir.

Hiperinflasyon Nedir?

Hiperinflasyon, akciğerlerde normalden fazla havanın kalması ve akciğerlerin aşırı şişmiş durumda bulunmasıdır. Amfizemde nefes verirken hava tam olarak dışarı çıkarılamadığı için gelişebilir.

Statik Hiperinflasyon

Akciğerlerin dinlenme sırasında dahi normalden daha yüksek hacimde bulunmasıdır. Rezidüel volüm ve total akciğer kapasitesi gibi akciğer hacmi ölçümleriyle değerlendirilebilir.

Dinamik Hiperinflasyon

Egzersiz sırasında solunum hızlandığında yeni nefes, önceki nefes tam olarak verilmeden alınmaya başlanabilir. Her nefesle akciğerde biraz daha fazla hava birikebilir. Bu durum özellikle fiziksel aktivite sırasında belirgin nefes darlığı oluşturabilir.

Hiperinflasyon Diyaframı Nasıl Etkiler?

Diyafram normalde kubbe biçiminde kavisli bir kastır. Akciğerlerin aşırı şişmesi diyaframı aşağı doğru iterek daha düz hâle getirebilir. Düzleşen diyafram nefes alırken daha az mekanik avantajla çalışabilir. Bu durumda göğüs ve boyun çevresindeki yardımcı solunum kaslarının kullanımı artabilir. İleri amfizem tedavisindeki hacim küçültme yöntemlerinin temel amaçlarından biri bu mekanik dezavantajı azaltmaktır.

Amfizem Oksijen Düzeyini Etkiler mi?

Etkileyebilir. Alveol duvarlarının kaybı gaz alışverişi için kullanılabilecek yüzey alanını azaltabilir.

Bazı hastalarda oksijen düşüklüğü özellikle:
  • Egzersiz sırasında
  • Uyku sırasında
  • Solunum yolu enfeksiyonlarında
  • Hastalığın ileri dönemlerinde
belirginleşebilir.

Her amfizem hastasının oksijen kullanması gerekmez. Oksijen tedavisi yalnızca nefes darlığına göre değil, objektif oksijen ölçümlerine göre planlanmalıdır.

Amfizem Kilo ve Kas Kaybına Neden Olabilir mi?

İleri amfizemde kilo ve kas kaybı görülebilir.

Bunun nedenleri arasında:
  • Solunum için harcanan enerjinin artması
  • İştah azalması
  • Yemek sırasında nefes darlığı
  • Fiziksel aktivitenin azalması
  • Tekrarlayan alevlenmeler
  • İleri kronik akciğer hastalığının sistemik etkileri
bulunabilir.

Kas kaybı egzersiz kapasitesini daha da azaltabilir ve ileri cerrahi veya bronkoskopik işlemlere dayanıklılığı etkileyebilir.

Amfizem Nasıl Teşhis Edilir?

Amfizem değerlendirmesinde tek bir test yeterli olmayabilir.

Değerlendirme:
  • Tıbbi öykü
  • Sigara ve diğer maruziyetler
  • Fizik muayene
  • Spirometri
  • Akciğer hacimleri
  • DLCO
  • Oksijen ölçümü
  • Arter kan gazı
  • Bilgisayarlı tomografi
  • Egzersiz testleri
gibi incelemelerden oluşabilir.

Bilgisayarlı tomografi amfizemin anatomik olarak gösterilmesi ve dağılımının değerlendirilmesi açısından özellikle önemlidir.

Spirometri Amfizemi Gösterir mi?

Spirometri hava akımı kısıtlanmasını ölçer. Amfizem dokusunun miktarını doğrudan göstermez.

Temel ölçümler:
  • FEV1
  • FVC
  • FEV1/FVC
değerleridir.

Tomografide amfizem bulunmasına rağmen spirometride henüz belirgin hava akımı kısıtlanması görülmeyebilir. Buna karşılık küçük hava yolu hastalığının belirgin olduğu bir kişide amfizem sınırlı olmasına rağmen spirometri ciddi biçimde bozulmuş olabilir. Bu nedenle spirometri ile tomografi birbirinin yerine geçen değil, birbirini tamamlayan incelemelerdir.

FEV1 Amfizemde Ne Gösterir?

FEV1 kişinin güçlü nefes verme sırasında ilk bir saniyede çıkarabildiği hava miktarıdır. Hava akımı kısıtlanmasının derecesi hakkında bilgi sağlar.

Ancak FEV1 tek başına:
  • Amfizem miktarını
  • Amfizemin dağılımını
  • Hiperinflasyonun derecesini
  • Egzersiz kapasitesini
  • Akciğer hacim küçültme tedavisine uygunluğu
göstermez.

İleri amfizem tedavileri değerlendirilirken daha kapsamlı fizyolojik ve anatomik inceleme gerekir.

DLCO Nedir?

DLCO, akciğerlerin difüzyon kapasitesini değerlendiren solunum fonksiyon testidir. Gazların alveollerden kana ne kadar etkili geçebildiği hakkında bilgi sağlar. Amfizemde alveol yüzeyi azaldığı için DLCO düşebilir.

Bu test:
  • Gaz alışverişindeki bozulmayı
  • Egzersizde oksijen düşme eğilimini
  • Genel fizyolojik rezervi
  • Bazı cerrahi girişimlerin riskini
değerlendirmeye yardımcı olabilir.

Düşük DLCO yalnızca amfizem nedeniyle oluşmaz. Anemi, akciğer fibrozisi ve pulmoner damar hastalıkları da DLCO'yu azaltabilir.

Vücut Pletismografisi Nedir?

Vücut pletismografisi akciğerlerdeki hava hacimlerini ayrıntılı biçimde ölçebilir.

Özellikle:
  • Rezidüel volüm
  • Total akciğer kapasitesi
  • Fonksiyonel rezidüel kapasite
  • Hava hapsı
  • Hiperinflasyon
değerlendirilebilir.

İleri amfizemde yalnızca FEV1 değil, akciğerlerde ne kadar hava sıkıştığı da tedavi planı açısından önemlidir.

Amfizemde Bilgisayarlı Tomografi Neden Önemlidir?

Bilgisayarlı tomografi amfizem değerlendirmesinin en önemli görüntüleme yöntemlerinden biridir.

Tomografi ile:
  • Amfizemin varlığı
  • Hasarın yaygınlığı
  • Hangi lobların daha fazla etkilendiği
  • Üst veya alt lob ağırlığı
  • Homojen veya heterojen dağılım
  • Büller
  • Bronşektazi
  • Akciğer nodülleri
  • Başka akciğer hastalıkları
  • İleri tedavi için olası hedef bölgeler
değerlendirilebilir.

Bronkoskopik veya cerrahi akciğer hacim küçültme düşünüldüğünde tomografinin önemi daha da artar.

Kantitatif Tomografi Analizi Nedir?

Seçilmiş ileri amfizem hastalarında bilgisayar destekli tomografi analizleri kullanılabilir. Bu sistemler:
  • Farklı loblardaki amfizem oranlarını
  • Daha fazla hasarlı bölgeleri
  • Daha iyi korunmuş bölgeleri
  • Potansiyel hedef lobları
  • Loblar arasındaki fissürlerin bütünlüğünü
değerlendirmeye yardımcı olabilir. Kantitatif analiz tek başına tedavi kararı verdirmez. Solunum fonksiyonları, belirtiler, egzersiz kapasitesi ve genel sağlıkla birlikte değerlendirilir.

Homojen ve Heterojen Amfizem Ne Demektir?

Heterojen amfizemde bazı akciğer bölgeleri diğerlerinden belirgin biçimde daha fazla hasar görmüştür. Homojen amfizemde ise hasar akciğerlerde daha eşit dağılmıştır. Bu ayrım akciğer hacim küçültme yöntemleri açısından önem taşır. Hacim küçültmenin temel mantığı, en fazla hasar görmüş ve hiperinflasyona en çok katkıda bulunan bölgeleri hedeflemektir. Belirgin heterojen amfizem bazı tedaviler için avantaj sağlayabilir. Bununla birlikte seçilmiş homojen amfizem hastaları da bazı ileri tedaviler açısından değerlendirilebilir.

Bül Nedir?

Bül, amfizem nedeniyle gelişen büyük hava dolu boşluklara verilen isimdir. Küçük büller ek bir belirti oluşturmayabilir. Daha büyük büller ise:
  • Göğüs boşluğunun önemli bölümünü kaplayabilir
  • Daha iyi çalışan akciğer dokusuna baskı yapabilir
  • Diyafram hareketini bozabilir
  • Nefes darlığına katkıda bulunabilir
  • Enfekte olabilir
  • Pnömotoraksla ilişkili olabilir
  • Bül ile pnömotoraks birbirinden farklı durumlar olmakla birlikte görüntülemede ayırıcı tanı gerekebilir.

Dev Bül Nedir?

Dev bül, göğüs boşluğunun önemli bir bölümünü kaplayan büyük amfizematöz hava boşluğudur. Klinik önemini:
  • Bülün boyutu
  • Yerleşimi
  • Çevredeki akciğer dokusuna yaptığı baskı
  • Geri kalan akciğer dokusunun kalitesi
  • Hastanın belirtileri
  • Pnömotoraks veya enfeksiyon öyküsü
belirler. Her dev bül ameliyat gerektirmez.

Büllektomi Nedir?

Büllektomi, büyük ve işlevsiz büllerin cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Özellikle büyük bir bül:
  • Daha iyi çalışan akciğeri sıkıştırıyorsa
  • Göğüs boşluğunun önemli bölümünü kaplıyorsa
  • Belirgin nefes darlığı oluşturuyorsa
  • Tekrarlayan pnömotoraksla ilişkiliyse
  • Tekrarlayan enfeksiyonlara neden oluyorsa
cerrahi değerlendirme yapılabilir. Bül çıkarıldıktan sonra çevredeki sıkışmış ancak işlev görebilen akciğer dokusunun yeniden genişlemesi amaçlanır. Büllektomi yaygın amfizem için yapılan genel akciğer hacim küçültme ameliyatıyla aynı değildir.

Büllektominin Riskleri Nelerdir?

Olası komplikasyonlar:
  • Uzun süren hava kaçağı
  • Pnömotoraks
  • Kanama
  • Enfeksiyon
  • Zatürre
  • Solunum yetmezliği
  • Kalp ritmi sorunları
  • Yoğun bakım gereksinimi
  • Yeniden ameliyat
  • Anestezi komplikasyonları
şeklinde olabilir. Geri kalan akciğer dokusunun durumu beklenen yararı önemli ölçüde etkiler.

Amfizem Nasıl Tedavi Edilir?

Tedavi amfizemin şiddetine, belirtilere, hava akımı kısıtlanmasına, hiperinflasyona, oksijen düzeyine ve diğer sağlık sorunlarına göre planlanır. Standart tedavi basamaklarında:
  • Sigaranın bırakılması
  • Uygun inhaler bronş genişletici tedaviler
  • KOAH özelliklerine göre seçilmiş hastalarda diğer inhaler tedaviler
  • Aşıların değerlendirilmesi
  • Pulmoner rehabilitasyon
  • Fiziksel aktivite
  • Beslenme değerlendirmesi
  • Gerektiğinde oksijen
  • Alevlenmelerin tedavisi
  • Eşlik eden hastalıkların kontrolü
yer alabilir. İleri amfizemde seçilmiş hastalarda ayrıca:
  • Büllektomi
  • Akciğer hacim küçültme ameliyatı
  • Bronkoskopik akciğer hacim küçültme
  • Akciğer transplantasyonu
değerlendirilebilir. Bu ileri yöntemler bütün amfizem hastalarına uygun değildir.

Sigaranın Bırakılması Neden Önemlidir?

Sigara kullanımı devam ediyorsa bırakılması tedavinin temel basamaklarından biridir. Sigaranın bırakılması:
  • Devam eden akciğer hasarını azaltabilir
  • Akciğer fonksiyon kaybının hızını yavaşlatabilir
  • Alevlenme riskini azaltabilir
  • Akciğer kanseri riskini düşürebilir
  • Kalp-damar hastalığı riskini azaltabilir
  • Ameliyat riskini azaltabilir
  • İleri tedavilere uygunluğu etkileyebilir
  • Bazı elektif ileri amfizem tedavilerinde aktif sigara kullanımı hasta seçiminde önemli bir engel olabilir.

İnhaler İlaçlar Amfizemi İyileştirir mi?

İnhaler bronş genişleticiler, eşlik eden hava akımı kısıtlanmasını ve hava hapsini azaltmaya yardımcı olabilir. Bazı hastalarda:
  • Nefes darlığını azaltabilir
  • Fiziksel aktiviteyi kolaylaştırabilir
  • Dinamik hiperinflasyonu azaltabilir
  • Hava yollarının boşalmasını destekleyebilir
Ancak inhaler ilaçlar hasar görmüş alveol duvarlarını yeniden oluşturmaz. Tedavinin amacı kaybolan akciğer dokusunu yeniden üretmek değil, mevcut solunum mekaniğini mümkün olduğunca iyileştirmektir.

Pulmoner Rehabilitasyonun Amfizemde Yeri Nedir?

Pulmoner rehabilitasyon semptomatik amfizem hastalarında tedavinin önemli bir parçasıdır. Program:
  • Dayanıklılık egzersizleri
  • Kas güçlendirme
  • Solunum teknikleri
  • İnhaler eğitimi
  • Hastalık eğitimi
  • Beslenme değerlendirmesi
  • Enerji koruma yöntemleri
  • Psikososyal destek
içerebilir. Pulmoner rehabilitasyon:
  • Yürüme kapasitesini artırabilir
  • Nefes darlığını azaltabilir
  • Fiziksel aktiviteye güveni artırabilir
  • Kondisyon kaybını azaltabilir
  • İleri girişimler öncesinde hastayı fiziksel olarak hazırlayabilir
  • Akciğer hacim küçültme tedavisi planlanan hastalarda rehabilitasyon hasta değerlendirmesinin önemli parçalarından biri olabilir.

Amfizemde Oksijen Ne Zaman Kullanılır?

Amfizem bulunması tek başına uzun süreli oksijen tedavisi gerektiği anlamına gelmez. Oksijen tedavisi dinlenmede veya belirli klinik durumlarda objektif olarak anlamlı oksijen düşüklüğü bulunan seçilmiş hastalarda değerlendirilir. Değerlendirmede:
  • Parmak oksimetresi
  • Arter kan gazı
  • Dinlenme ölçümleri
  • Egzersiz sırasındaki oksijen düzeyi
  • Gerektiğinde uyku değerlendirmesi
kullanılabilir. Oksijen hava hapsini azaltmaz ve amfizemi geri döndürmez.

Akciğer Hacim Küçültme Nedir?

İleri amfizemde temel sorunlardan biri yalnızca hava akımı kısıtlanması değil, aşırı şişmiş ve işlevi azalmış akciğer bölgeleridir. Bu bölgeler çok fazla yer kaplarken gaz alışverişine sınırlı katkı sağlayabilir. Akciğer hacim küçültme tedavilerinde amaç, bu bölgelerin hacmini azaltmaktır. Bunun sonucunda seçilmiş hastalarda:
  • Diyaframın daha uygun konuma gelmesi
  • Daha iyi çalışan akciğer bölgelerinin daha rahat genişlemesi
  • Hava hapsinin azalması
  • Solunum kaslarının daha verimli çalışması
  • Egzersiz kapasitesinin artması
  • Nefes darlığının azalması
sağlanabilir. Hacim küçültme cerrahi veya bronkoskopik yöntemlerle gerçekleştirilebilir.

Akciğer Hacim Küçültme Ameliyatı Nedir?

Akciğer hacim küçültme ameliyatı, ileri amfizemde en fazla hasar görmüş ve aşırı şişmiş akciğer bölgelerinin cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Amaç mümkün olduğunca fazla akciğer dokusu bırakmak değildir. İşlevi ciddi biçimde azalmış ve hiperinflasyona fazla katkı sağlayan bölgelerin çıkarılmasıyla kalan akciğer dokusunun daha uygun mekanik koşullarda çalışması amaçlanır. Seçilmiş hastalarda:
  • Hiperinflasyon azalabilir
  • Diyafram fonksiyonu iyileşebilir
  • Nefes darlığı azalabilir
  • Egzersiz kapasitesi artabilir
  • Yaşam kalitesi iyileşebilir

Akciğer Hacim Küçültme Ameliyatı Kimlere Uygulanabilir?

Değerlendirmede:
  • Amfizemin şiddeti
  • Tomografideki dağılımı
  • Heterojen veya homojen olması
  • Üst veya alt lob ağırlığı
  • FEV1
  • Rezidüel volüm
  • Total akciğer kapasitesi
  • DLCO
  • Egzersiz kapasitesi
  • Pulmoner rehabilitasyon sonucu
  • Sigara kullanımı
  • Kalp hastalıkları
  • Pulmoner hipertansiyon
  • Beslenme ve kas durumu
  • Genel ameliyat riski
gibi faktörler birlikte değerlendirilir. Her ileri amfizem hastası bu ameliyat için uygun değildir.

Akciğer Hacim Küçültme Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Olası komplikasyonlar arasında:
  • Uzun süren hava kaçağı
  • Zatürre
  • Solunum yetmezliği
  • Kanama
  • Kalp ritmi bozuklukları
  • Kalp krizi
  • Pıhtı gelişimi
  • Yoğun bakım ihtiyacı
  • Yeniden ameliyat
  • Ölüm
bulunabilir. Bu nedenle hasta seçiminin ayrıntılı ve multidisipliner şekilde yapılması gerekir.

Bronkoskopik Akciğer Hacim Küçültme Nedir?

Bronkoskopik akciğer hacim küçültme, göğüs kafesi cerrahi olarak açılmadan bronkoskop aracılığıyla seçilmiş amfizemli akciğer bölgelerinin hacmini azaltmayı amaçlayan yöntemlerdir. Günümüzde bu alanda en güçlü bilimsel kanıt tek yönlü endobronşiyal valfler için bulunmaktadır. Araştırılmış diğer yöntemler arasında:
  • Bronkoskopik coil veya sarmal sistemleri
  • Termal buhar uygulaması
  • Biyolojik veya kimyasal hacim küçültme
  • Yeni implant ve hava yolu sistemleri
bulunmaktadır. Bu yöntemlerin kanıt düzeyi, erişilebilirliği ve düzenleyici durumu aynı değildir.

Endobronşiyal Valf Nedir?

Endobronşiyal valf, bronkoskop aracılığıyla seçilmiş bir akciğer lobuna giden bronşlara yerleştirilen küçük tek yönlü cihazdır. Valfin amacı:
  • Hedef lobdaki havanın dışarı çıkmasına izin vermek
  • Yeni havanın aynı loba girişini azaltmak veya engellemek
  • Aşırı şişmiş hedef lobun hacmini küçültmek
şeklindedir. Hedef lob küçüldüğünde diyaframın çalışma koşulları ve daha iyi korunmuş akciğer bölgelerinin genişleme kapasitesi iyileşebilir. Valf hasar görmüş alveolleri yeniden oluşturmaz.

Endobronşiyal Valf Kimlere Uygulanabilir?

Endobronşiyal valf tedavisinde hasta seçimi son derece önemlidir. Değerlendirmede:
  • İleri amfizem
  • Optimal ilaç tedavisine rağmen devam eden belirgin belirtiler
  • Belirgin hiperinflasyon
  • Uygun pulmoner rehabilitasyon
  • Tomografide tedavi edilebilir hedef lob
  • Hedef lob ile diğer loblar arasındaki hasar farkı
  • Fissür anatomisi
  • Anlamlı kollateral ventilasyonun bulunmaması
  • Sigaranın bırakılmış olması
  • Aktif enfeksiyon bulunmaması
  • Balgam miktarı
  • Bronşektazi
  • Kalp hastalıkları
  • Pulmoner hipertansiyon
  • Genel bronkoskopi riski
incelenebilir. Yalnızca amfizem tanısı bulunması valf tedavisi için yeterli değildir.

Kollateral Ventilasyon Nedir?

Normalde hava akciğer bölgelerine bronşlar üzerinden ulaşır. Kollateral ventilasyon, havanın komşu akciğer bölgelerinden hedef loba normal bronş yolunun dışında alternatif bağlantılarla geçebilmesidir. Endobronşiyal valf hedef loba giden bronşları kapatsa bile belirgin kollateral ventilasyon varsa hava komşu loblardan hedef bölgeye ulaşmaya devam edebilir. Bu durumda hedef lob yeterince küçülmeyebilir. Valf tedavisinin başarılı olabilmesi için hedef lobda anlamlı interlobar kollateral ventilasyon bulunmaması önemli bir koşuldur.

Fissür Bütünlüğü Neden Önemlidir?

Akciğer lobları birbirinden fissür adı verilen anatomik sınırlarla ayrılır. Fissürlerin daha bütün olması loblar arasındaki hava geçişini sınırlandırabilir. Eksik veya tam olmayan fissürler kollateral ventilasyon olasılığını artırabilir. Bu nedenle valf planlamasında tomografi üzerinden fissür bütünlüğü değerlendirilebilir. Gerekli durumlarda bronkoskopi sırasında kollateral ventilasyon ayrıca ölçülebilir. Fissür bütünlüğü önemli olmakla birlikte hasta seçimindeki tek kriter değildir.

Endobronşiyal Valf Yerleştirildikten Sonra Ne Olur?

Valfler hedef lobu başarılı biçimde izole ederse:
  • Hedef bölgedeki hava dışarı çıkmaya devam eder
  • Yeni hava girişi azalır
  • Hedef lobun hacmi küçülür
  • Kısmi veya tam lobar atelektazi gelişebilir
  • Komşu daha iyi çalışan bölgeler genişleyebilir
  • Diyafram daha uygun konuma gelebilir
  • Hacim küçülmesinin miktarı ve klinik yarar kişiler arasında değişir.
Valf yerleştirilmesi belirgin iyileşmeyi garanti etmez.

Endobronşiyal Valfin Olası Faydaları Nelerdir?

Uygun seçilmiş hastalarda klinik çalışmalarda:
  • FEV1
  • Rezidüel volüm
  • Hiperinflasyon
  • Nefes darlığı
  • Yürüme kapasitesi
  • Egzersiz toleransı
  • Yaşam kalitesi
açısından iyileşmeler bildirilmiştir. Tedaviden yarar görme olasılığı hasta seçimine, hedef lob özelliklerine ve kollateral ventilasyona önemli ölçüde bağlıdır.

Endobronşiyal Valfin Riskleri Nelerdir?

En önemli erken komplikasyonlardan biri pnömotorakstır. Hedef lob hızla küçüldüğünde diğer akciğer bölgeleri genişlerken yeni bir hava kaçağı oluşabilir. Diğer olası komplikasyonlar:
  • KOAH alevlenmesi
  • Zatürre
  • Kanama
  • Balgam artışı
  • Valfin yer değiştirmesi
  • Valfin tıkanması
  • Valf çevresinde doku gelişimi
  • Hedef lobun yeterince küçülmemesi
  • Solunum yetmezliği
  • Valflerin çıkarılması gerekliliği
  • Ek bronkoskopi ihtiyacı
şeklinde olabilir. Pnömotoraks riski nedeniyle işlem sonrası yakın hastane takibi gerekebilir.

Endobronşiyal Valf Çıkarılabilir mi?

Gerekli olduğunda valfler genellikle bronkoskopik olarak çıkarılabilir. Çıkarma nedenleri:
  • Komplikasyon
  • Enfeksiyon
  • Yer değiştirme
  • Klinik yararın oluşmaması
  • Hava yolu reaksiyonu
  • Başka tıbbi nedenler
olabilir. Valfin çıkarılabilir olması bütün komplikasyonların tamamen geri döndürülebilir olduğu anlamına gelmez.

Endobronşiyal Valf mi, Akciğer Hacim Küçültme Ameliyatı mı?

İki yöntem de ileri amfizemde hiperinflasyonu azaltmayı amaçlar ancak çalışma biçimleri farklıdır. Endobronşiyal valf:
  • Bronkoskopik uygulanır
  • Akciğer dokusu cerrahi olarak çıkarılmaz
  • Uygun hedef lob gerektirir
  • Kollateral ventilasyondan belirgin biçimde etkilenir
  • Erken dönemde pnömotoraks riski taşır
  • Gerektiğinde cihazlar çıkarılabilir
Akciğer hacim küçültme ameliyatı ise:
  • Hasarlı akciğer dokusunu doğrudan çıkarır
  • Kollateral ventilasyondan valf kadar etkilenmez
  • Daha büyük cerrahi yük ve iyileşme süreci oluşturur
  • Valfe uygun olmayan bazı hastalarda değerlendirilebilir
Her hasta için bir yöntemin diğerinden üstün olduğu söylenemez. Uygun hastalarda iki seçenek multidisipliner olarak karşılaştırılabilir.

Bronkoskopik Coil Tedavisi Nedir?

Coil veya sarmal tedavisinde şekil hafızalı cihazlar bronkoskop aracılığıyla seçilmiş akciğer bölgelerine yerleştirilir. Amaç:
  • Aşırı şişmiş dokuyu mekanik olarak sıkıştırmak
  • Akciğer hacmini azaltmak
  • Elastik geri çekilme etkisini artırmak
  • Küçük hava yollarının açık kalmasına destek olmak
şeklindedir. Valflerden farklı olarak coil tedavisinin etkisi fissür bütünlüğüne ve kollateral ventilasyona aynı derecede bağımlı değildir. Olası riskler:
  • KOAH alevlenmesi
  • Zatürre
  • Kanama
  • Pnömotoraks
  • Göğüs ağrısı
  • Cihazla ilişkili komplikasyonlar
olabilir. Mevcut bilimsel kanıt ve klinik kullanım endobronşiyal valflere göre daha sınırlıdır.

Bronkoskopik Termal Buhar Tedavisi Nedir?

Bu yöntemde seçilmiş amfizemli akciğer bölgelerine bronkoskop aracılığıyla kontrollü sıcak su buharı verilir. Uygulanan bölgede inflamatuvar yanıt ve daha sonra doku yeniden şekillenmesi oluşturarak hacim küçülmesi amaçlanır. Valf tedavisinden farklı olarak tüm lobun hava girişinin mekanik olarak kapatılması gerekmez. Olası komplikasyonlar:
  • Belirgin inflamatuvar yanıt
  • KOAH alevlenmesi
  • Zatürre
  • Ateş
  • Solunum durumunda kötüleşme
  • Göğüs rahatsızlığı
şeklinde olabilir. Bu yöntemin etkisi bir cihaz çıkarılarak kolayca geri döndürülemez. Kanıt düzeyi ve erişilebilirliği endobronşiyal valf tedavisine göre daha sınırlıdır.

Diğer Bronkoskopik Amfizem Tedavileri Nelerdir?

Amfizem için farklı teknolojiler araştırılmıştır. Bunlar arasında:
  • Biyolojik hacim küçültme
  • Kimyasal yöntemler
  • Farklı hava yolu implantları
  • Yeni scaffold veya destek sistemleri
yer alabilir. Bir yöntemin bilimsel çalışmalarda araştırılması onun rutin klinik tedavi olduğu anlamına gelmez. Kanıt düzeyi, onay durumu ve uygulanabilirliği yöntemler arasında önemli ölçüde farklıdır.

KOAH Balonu Amfizem Tedavisi midir?

Aynı anlamda değerlendirilmemelidir. “KOAH balonu” olarak adlandırılan bronkoskopik yöntem temel olarak hava yollarına yönelik bir uygulamadır. Yayımlanmış çalışmalar daha çok:
  • Kronik bronşit özellikleri
  • Yoğun hava yolu salgısı
  • Bronşlarda daralma
  • Standart tedavilere rağmen devam eden belirtiler
bulunan seçilmiş KOAH hastalarına odaklanmıştır. KOAH balonu:
  • Amfizemli akciğer dokusunu çıkarmaz
  • Hasarlı alveolleri yeniden oluşturmaz
  • Endobronşiyal valf gibi hedef lob hacmini küçültmez
  • Akciğer hacim küçültme ameliyatının yerine geçen bir işlem değildir
Bu nedenle nefes darlığının temel nedeni ileri amfizem ve hiperinflasyon olan bir hastada amfizeme özgü hasta seçimi yapılması gerekir.

Akciğer Transplantasyonu Ne Zaman Değerlendirilir?

Akciğer transplantasyonu çok ileri amfizem ve KOAH bulunan seçilmiş hastalarda değerlendirilir. Genellikle:
  • İlaç tedavisinin optimize edilmiş olması
  • Pulmoner rehabilitasyon uygulanmış olması
  • Uygun akciğer hacim küçültme seçeneklerinin bulunmaması veya yetersiz kalması
  • Ağır nefes darlığı
  • Fiziksel kapasitede ciddi azalma
  • Belirgin oksijen veya ventilasyon desteği ihtiyacı
  • İleri hastalığa bağlı kötü prognoz
gibi durumlarda gündeme gelebilir. Transplantasyon değerlendirmesinde ayrıca:
  • Yaş
  • Kalp fonksiyonu
  • Diğer organların durumu
  • Enfeksiyonlar
  • Kanser öyküsü
  • Beslenme
  • Kırılganlık
  • Tedavi uyumu
  • Psikososyal destek
gibi birçok faktör incelenir. Akciğer transplantasyonu yalnızca bir başka hacim küçültme yöntemi değildir; yaşam boyu takip ve bağışıklık baskılayıcı tedavi gerektiren ayrı bir tedavi sürecidir.

Amfizem Pnömotoraks Riskini Artırır mı?

Özellikle paraseptal amfizem ve büllöz değişiklikler bulunan bazı kişilerde pnömotoraks riski artabilir. Pnömotoraks, akciğer ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşluğa hava girmesi sonucunda akciğerin kısmen veya tamamen sönmesidir. Belirtiler:
  • Ani tek taraflı göğüs ağrısı
  • Ani nefes darlığı
  • Hızlı solunum
  • Oksijen düzeyinde düşme
şeklinde olabilir. Bu belirtiler acil değerlendirme gerektirir.

Amfizem ve Akciğer Kanseri Riski

Amfizem ve özellikle uzun süreli tütün maruziyeti akciğer kanseri riskindeki artışla ilişkili olabilir. Yeni gelişen:
  • Kanlı balgam
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Uzun süren öksürüğün karakterinde değişiklik
  • Devam eden göğüs ağrısı
  • Ses kısıklığı
  • Aynı bölgede tekrarlayan zatürre
  • Yeni akciğer nodülü
yalnızca amfizeme bağlanmamalıdır. Uygun kişilerde güncel kriterlere göre akciğer kanseri taraması ayrıca değerlendirilebilir.

Amfizem Takibi Nasıl Yapılır?

Takip planı hastalığın şiddetine ve uygulanmış tedaviye göre değişir. Kontrollerde:
  • Nefes darlığı
  • Egzersiz kapasitesi
  • Alevlenmeler
  • Spirometri
  • Akciğer hacimleri
  • Oksijen düzeyi
  • Kilo ve kas durumu
  • İnhaler tekniği
  • Sigara kullanımı
  • Eşlik eden hastalıklar
  • Gerektiğinde görüntüleme
değerlendirilebilir. İleri girişim uygulanan hastalarda yönteme özgü takip gerekir. Örneğin endobronşiyal valf sonrasında:
  • Valflerin durumu
  • Hedef lobun hacim değişikliği
  • Pnömotoraks veya diğer komplikasyonlar
  • Solunum fonksiyonları
  • Egzersiz kapasitesi
  • Klinik yarar
izlenebilir.

Amfizem Ne Zaman Acil Değerlendirme Gerekir?

Aşağıdaki durumlarda acil değerlendirme gerekebilir:
  • Ani ve şiddetli nefes darlığı
  • Yeni başlayan tek taraflı göğüs ağrısı
  • Kanlı balgam
  • Belirgin oksijen düşüklüğü
  • Dudaklarda veya yüzde morarma
  • Bilinç bulanıklığı
  • Uyandırılmakta güçlük
  • Yüksek ateş ve solunum durumunda kötüleşme
  • Yeni ciddi çarpıntı
  • Bacakta şişlik ile birlikte ani nefes darlığı
Bu belirtiler:
  • Pnömotoraks
  • Ağır KOAH alevlenmesi
  • Zatürre
  • Pulmoner emboli
  • Kalp hastalıkları
  • Başka akut solunum sorunları
ile ilişkili olabilir. Kronik amfizemin doğal belirtisi olarak kabul edilmemelidir.

Amfizem Hakkında Sık Sorulan Sorular

Amfizem ile KOAH aynı şey midir?
Hayır. Amfizem akciğer dokusundaki yapısal hasarı ifade eder. KOAH ise kalıcı hava akımı kısıtlanmasıyla seyreden daha geniş bir klinik hastalıktır. Birçok hastada ikisi birlikte bulunabilir.
Amfizem akciğer grafisinde görülür mü?
İleri amfizem göğüs röntgeninde bazı bulgular oluşturabilir ancak amfizemin varlığı, dağılımı ve şiddeti bilgisayarlı tomografiyle çok daha ayrıntılı değerlendirilir.
Hasar görmüş alveoller yeniden oluşur mu?
Standart tıbbi tedavilerle kaybolmuş alveol duvarlarının yeniden oluşturulması beklenmez. Tedavinin amacı devam eden hasarı azaltmak, belirtileri kontrol etmek ve solunum mekaniğini mümkün olduğunca iyileştirmektir.
Her amfizem hastası oksijen kullanmalı mıdır?
Hayır. Oksijen tedavisi objektif olarak belirgin ve kalıcı oksijen düşüklüğü bulunan seçilmiş hastalarda kullanılır.
Hiperinflasyon nedir?
Hiperinflasyon, nefes verirken dışarı çıkarılamayan havanın akciğerlerde birikmesi ve akciğerlerin aşırı şişmesidir. Diyaframın çalışma biçimini bozarak nefes darlığını artırabilir.
Bül ile amfizem aynı şey midir?
Bül, amfizem sonucunda oluşabilecek büyük hava dolu boşluklardan biridir. Amfizem bütün akciğere yaygın olabilir ve belirgin bül bulunmayabilir.
Endobronşiyal valf kimlere uygulanabilir?
Genellikle ileri amfizem, belirgin hiperinflasyon, optimal tedaviye rağmen devam eden belirtiler ve uygun hedef lob bulunan seçilmiş hastalarda değerlendirilir. Anlamlı kollateral ventilasyonun olmaması tedavinin başarılı olması açısından önemlidir.
Endobronşiyal valf ameliyattan daha iyi midir?
Her hasta için değil. Endobronşiyal valf ve akciğer hacim küçültme ameliyatının hasta seçim kriterleri, yararları ve riskleri farklıdır. Karar amfizemin dağılımı, fissür yapısı, fizyolojik rezerv ve genel sağlık durumuna göre verilir.
Akciğer hacim küçültme tedavisinden sonra amfizem tekrarlar mı?
Hacim küçültme, mevcut kronik akciğer hastalığını tamamen ortadan kaldırmaz. En fazla hasar görmüş bölgeler hedeflenir ancak kalan akciğer dokusunda zaman içinde yeni değişiklikler gelişebilir. Sigara kullanımı devam eden hasarı hızlandırabilir.
Akciğer kanseri ameliyatından sonra hastalık tekrar edebilir mi?
Akciğer kanserinde tedavi sonrasında hastalığın tekrarlama riski tamamen ortadan kalkmayabilir. Risk; kanserin tipi, patolojik evresi, lenf nodu durumu, tümörün biyolojik özellikleri ve diğer faktörlere göre değişebilir. Bu nedenle tedavi sonrasında planlı takip önemlidir.

Sonuç

Amfizem, alveol duvarlarının hasar görmesi ve akciğerin normal elastik yapısının azalmasıyla gelişen kronik bir akciğer hastalığıdır. Hasar ilerledikçe:
  • Hava akciğerlerde sıkışabilir
  • Hiperinflasyon gelişebilir
  • Diyafram düzleşebilir
  • Solunum kaslarının çalışma verimi azalabilir
  • Egzersiz kapasitesi düşebilir
  • Amfizem sıklıkla KOAH ile birlikte görülür ancak iki kavram aynı değildir.
Değerlendirmede:
  • Spirometri
  • Akciğer hacimleri
  • DLCO
  • Oksijen ölçümleri
  • Egzersiz testleri
  • Ayrıntılı bilgisayarlı tomografi
kullanılabilir. Tomografi özellikle amfizemin miktarını, dağılımını, bülleri ve ileri tedaviler açısından potansiyel hedef bölgeleri değerlendirmek için önemlidir. Standart tedavi:
  • Sigaranın bırakılması
  • Uygun inhaler tedaviler
  • Pulmoner rehabilitasyon
  • Fiziksel aktivite
  • Beslenme desteği
  • Gerektiğinde oksijen
  • Alevlenmelerin ve eşlik eden hastalıkların tedavisi
gibi basamaklardan oluşabilir. İleri amfizem ve belirgin hiperinflasyonu bulunan seçilmiş hastalarda:
  • Büllektomi
  • Akciğer hacim küçültme ameliyatı
  • Endobronşiyal valf ile bronkoskopik akciğer hacim küçültme
  • Diğer seçilmiş bronkoskopik yöntemler
  • Akciğer transplantasyonu
değerlendirilebilir. Bronkoskopik akciğer hacim küçültme yöntemleri içerisinde endobronşiyal valfler günümüzde en güçlü bilimsel kanıtın bulunduğu yöntemdir. Bununla birlikte valf tedavisi her amfizem hastasına uygun değildir. Amfizemin dağılımı, hiperinflasyonun derecesi, fissür anatomisi, kollateral ventilasyon, solunum fonksiyonları, egzersiz kapasitesi ve diğer sağlık sorunları birlikte değerlendirilmelidir. Amfizem tedavisinin amacı yalnızca tomografi görüntüsünü değiştirmek değildir. Temel hedef nefes darlığına neden olan hava hapsini ve mekanik yükü azaltmak, solunum verimliliğini desteklemek ve uygun hastalarda fiziksel kapasite ile yaşam kalitesini mümkün olduğunca korumaktır.

Bilgilendirme Notu Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tıbbi muayene, tanı veya kişiye özel tedavi planının yerine geçmez. Amfizemin değerlendirilmesi ve tedavisi akciğer hasarının dağılımına ve şiddetine, hiperinflasyon derecesine, solunum fonksiyonlarına, belirtilere, daha önce uygulanan tedavilere ve kişinin diğer sağlık özelliklerine göre farklılık gösterebilir.

Amfizem Makaleleri

This is the title